22 Ağustos 2016 Pazartesi

Kaybetme Duygusuyla Mücadele


Kaybetme Duygusuyla Mücadele



Gülçin KARADENİZ

Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi



Oyun oynamak çocuğun en değerli deneyimlerinden biridir. Özellikle rekabet içeren oyunlar ve de bu oyunlarda kazanan taraf olmak okul öncesi çocuğu için çok önemlidir. Aslında bunun bir nedeni de, okul öncesi çocuğun oyunu kazanırsa ebeveyninin de mutlu olacağına olan inancıdır. 5-6 yaş aralığında, çocuğun paylaşma, dostluk ve sempati gibi davranışlar sergilemesinin yanı sıra, rekabet, kavga ve çatışmalar içine girdiği de gözlemlenmektedir. Çocuk iyi modellerli varsa 10-11 yaşına geldiği zaman oyunlarda adil oynama becerisi geliştirebilir. Oyun aslında çocuk için gerçek yasamdır ve doğal olarak da ortaya çıkan problemler onların yaşantılarındaki gerçek problemlerdir. Oyun, çocuğa yaratıcı bir atmosfer sağlar, problem çözme becerilerini geliştirir. Problemi; tanımlar, çözümler üretir, çözümleri yorumlar. Üstelik bu ortam psikolojik olarak güvenlidir (hatalar kolay affedilir). Yine de bizim okul öncesi çocuklar yenilmekten/ kaybetmekten hiç hoşlanmazlar hatta bazen oyunu kazanmak için hilecikler bile yapabilirler!!!… Elbette çocukta kendine güvenin gelişmesi için kazanmanın/başarılı olmanın zevkini yaşaması gerekiyor ama hep kazanan o mu olmalı? İnce çizgi nedir? Öncelikle çocuğa bu duyguyu yaşatmak için basit oyunlarla başlanıp, zaman içinde bol bol pratik yaparak karmaşık oyunlara geçmelidir. Sürekli kaybeden çocuk oyundan uzaklaşır ve öfkelenir. Elbette kazanma duygusu yaşarken kaybetme duygusunu da öğrenmesi hem de bunu ailede öğrenmesi önemlidir. Çocuğun ebeveynlerini model aldığı düşünüldüğünde genel olarak canımızı sıkan olaylar ya da kendi başarısızlıklarımızda verdiğimiz tepkilerin çocuğa yansıyacağını da unutmamak gerekir.

Devamı için Parents Mart Sayısı...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder